Şekerli Diabet
Vücuttaki elektro kimyasal bileşimlerin kimyasal etkileri kanda bulunan ve adına hormon denilen çok az miktardaki maddelerle kontrol edilir. Örneğin kelebek şeklindeki tiroid bezi nefes borusunu çevreler ve tiroksin denilen bir madde üretir. Bu madde insan vücudundaki organların v.b. nin çalışma hızını belirler. Yumuşak, pembemsi bir doku parçası olan pankreas barsağın bir kıvrımı içine yerleşmiştir ve ensülin salgılar. Ensülin kandaki şekeri kontrol eder ve normal ölçülerde olunca vücuda canlılık verir, ama fazlalaştığı zaman sağlığı tehdit eder. Eğer kanda çok fazla şeker varsa ihtiyaçtan arta kalan şeker gereğince yeniden kullanılmak üzere karaciğerde depo edilir.
Şeker hastalığının çeşitli zararlarının yanısıra en önemlisi, pankreasın gerekli ensülini salgılamasına engel olmasıdır. Bu yüzden kan şekeri kontroldan çıkar ve kandaki şeker miktarı artar. Şeker fazlası idrara geçer 2000 - 3000 yıl önceki hekimler bu hastalığa tutulanların idrarının şekerli olduğunu gözlemlemişlerdir. Zamanımızda hem kandaki hem de idrardaki şeker miktarını ölçmek mümkün olmaktadır. Kandaki şekeri olsun idrardakini olsun kimyasal bir işleme tabî tutulmuş bir kâğıtla kontrol edebiliyorlar. Kana ya da idrara sokulan kâğıdın rengi değişiyor. Bu testler çok işe yarar ve tedavi de bunlara göre belirlenir. Yaş: Nadiren beş yaşından önce. özellikle 40-60 yaşlarındaki şişmanlarda.
Cinsiyet: Genellikle kadınlarla erkeklerde aynı oranlarda. Yalnız orta yaşlı ve şişman olanlar arasında kadınlar daha çok şeker hastalığı tehdidi altındadırlar.
Kalıtım: Şeker vak'aları içinde ailesinde aynı hastalık görülenler yüzde 50'yi bulur. Musevilerle Kızılderililerin özellikle eğilimi vardır. Beslenme alışkanlıkları: Şeker hastalığına istidatlı bir bünyede karbonhidratlar (ekmek, patates, pasta) rahatsızlığın ortaya çıkmasına sebep olurlar.
Belirtileri:
1. Orta yaşlarda görülen hafif şeker: Genellikle şişman insanlarda, yakın zamanda kilolarında artış olmuşsa, hastalık yavaş yavaş ortaya çıkar; idrarın boşalma yerinin çevresinde kaşıntı; vücutta sık sık kırmızı lekeler olur; ayakta yaralar; kol ve bacaklarda kramp ve sinir ağrıları; görmede bulanıklık. Bu tür şeker hastalığında fazla susama ve kilo kaybı olmayabilir. Bazen kadınların yüzünde tüylenme olur.
2. Şiddetli şeker (gençlerde olur) : Hızla, hatta birdenbire ortaya çıkar.
Susama; bol miktarda açık renkli ve sulu idrar; aşırı iştaha ve rahat bir sindirime rağmen kilo kaybı ve zafiyet; kabızlık; batıp çıkan çıbanlar; kuru bir cilt ve üzerinde egzama lekelerine benzeyen lekeler; hassas, kırmızı ve kuru bir dil; damarların zamanından önce kireçlenmesi yüzünden bacaklar ve ayaklarda ağrı ve görmede bulanıklık. Kadınlarda adet düzensizliği ya da adet kesilmesi görülebilir, erkeklerde ise iktidarsızlık belirtileri baş gösterir. Kollar ve bacaklarda karıncalanma ve acıyla karışık uyuşma olabilir. Doktor tarafından yapılacak olan idrar şekeri ve kan şekeri tahminleri teşriisi sağlamlaştıracaktır.
Tedavisi:
Şeker hastalığının her türüne cilt sağlığına özel dikkat gösterilmeli ve mikrop yayılmasına sebep olacak yerler (yara gibi) tedavi edilmeli.
1. Hafif şeker hastalarında: Sadece perhize dikkat etmek, durumu kontrol altına almaya yeter.
2. Orta dereceli şeker hastalarında : Perhizin yanısıra sulfonamid türevi tabletler alınır. Bu tabletler iyi çalışmayan pankreası harekete getirir.
3. Şiddeli vak'alar : Vücudun imal edemediği ensülinin yerine dışarıdan ensülin verilir. Ensülinin dozu her bir hastaya göre ayrıca ayarlanmalıdır. Çeşitli hasta tipleri için çeşitli ensülin terkipleri vardır. Ayrıca diyetin de dengelenmesi ve kontrol edilmesi gerekir.
Kandaki şekerin, gözlerin, damarların ve vücut ağırlığının zaman zaman kontrol edilmesi zorunludur. Şeker hastalarının göğüs röntgenlerinin alınması da iyi olur, çünkü bu hastalarda göğüs hastalıklarına ve tüberküloza öteki hastalardan daha çok rastlanır.
Koma :
Bilinç kaybının gittikçe fazlalaşması durumudur, hastayı bu durumdan çıkarmak her zaman mümkün değildir. Şeker hastalarında görülen koma iki çeşittir ve çoğu zaman bu ikisi arasında ayrım yapma bir ölüm kalım sorunudur.
1. Şeker koması (Diabetik koma) : En çok genç hastalarda görülür. Ensülin alırken dikkatsiz davranmalar yüzünden olabileceği gibi bir enfeksiyon dolayısıyla (barsak iltihabı, grip, bademcik iltihabı ya da yaralar gibi) daha fazla ensülin almaları gerektiği için de olabilir. Yalnız şeker kontrolü değil, vücuttaki yağların kontrolü aksadığı zaman da komaya girilir.
İlk belirtiler: İştahsızlık; bulantı; karın bölgesinde huzursuzluk; pasb bir dil; mahmurluk ya da baş dönmesi. Daha sonra: yavaş ve derinden nefes alma, yüzde kızarma, ciltte kuruluk, vücut suyunda azalma, bilinç kaybı.
HEMEN: doktor, ensülin, şeker ve belki penisilin.
2. Şeker eksikliği koması:
Tıptaki adı: Hipoglisemi.
Ensülinin dozu fazla ise ya da çok karbonhidrat alınmışsa, vücut fazla hareket ettiği için aldığından fazlasını yakmışsa bu tür komaya sebep olur. Her zaman hızla gelişir, ama genellikle tatlı bir sıvı içecek kadar zaman vardır. Tam bir bilinç kaybına uğramadan bir şeyler içilebilir
.
İlk belirtileri: terleme, çırpıntı; titreme; huzursuzluk; aşırı duygusallık; şiddetli açlık.
Daha sonra : sersemleme; yürürken sendeleme; dilde ve dudaklarda karıncalanma ve acıyla karışık uyuşma, mahmurluk, ihtilâçlar. Bazı ensülin çeşitleri başağrısı ve bulantı da yapabilir. HEMEN şekerli bir içecek veriniz ve doktor çağırınız.
Sonuç: Tedavi edilen bir şeker hastası normal ömrünü yaşar ve çocuk sahibi de olabilir. Bununla beraber hasta sürekli olarak durumunu kontrol etmekten kurtulacağını sanmamalıdır, çünkü bugün şeker hastalığının tedavisi mümkünse de tamamen geçmesi mümkün değildir.
Ergenlikte: Bu yaşlarda normal olarak ter bezlerinin faaliyeti artar ve bezler daha çok gelişir. Terin kokusu da değişir ve bu koku rahatsız edici olur. Kızlar deodorant kullanarak erkekler de her gün çorap ve gömlek değiştirerek bu durumu hafifletmeye çalışırlar. Yaşantıda değişiklik Sinirlilik. Herhangi bir sebepten ileri gelen ateş: Genellikle ateş düşünce terleme durur.
Fazla sıcak: özellikle küçük çocukları gereğinden fazla giydirme. Tiroid bezinin çalışmasında bozukluk. Az rastlanan nedenler: Tüberküloz.
